Beni sorma kalbim kırık, bir gün gülmedim.
Tekrar et gramofondaki parçayı, sende kalan benliğimle gör rüyalarını.
Dudaklarıma dokun, nefesimi hisset sadece. Bekle biraz, verdiğin sözleri tut bu gece.
Elini bana uzatsaydın tutardım, gelirdim yanına. Boş kalmış içki kadehimi tazeleyen o meşhur adam olurdun. Korkardım senden, ama severdim de. Ne güzel değil mi?
"Çok yorulmuşsun sen" dedi. Baktım yüzüne, baya da meraklı soruyor. Ciddi yani.... "Yoruldum tabii hayvan. Senin yüzünden. Ruhumu emdin resmen, çürtüttün!" dedim. Ve hiç beklemediğim bir cevap geldi. "Ben sana yorul demedim" Sonra bir güzel düşündüm. "Eee, ben ne diye çabalamıştım ki bu kadar? Ne diye emek vermiştim bu ayıya? Ayı dediğim adam için neden kendimi paralamıştım?" Gözlerime baktı. "Ne düşünüyorsun?" Salaktı bu adam, harbi salak. "Benim yorulmamamı mı istiyorsun?" Kafasını salladı, canııım! "Hadi şimdi git, arkandan el sallayayım. İnan bana zor da olsa yorgunluğum geçer. Belki biraz acı çekerim, yalan söylüyorum çok ama çok acı çekerim, her gece içerim ama sonra alışırım ve unuturum. Gitmeye devam etmezsen daha da yorulucam biliyorum, gözlerinin önünde ölmeyi gururuma yediremem"